Eskişehir Masaj Salonu Esra Hanım

Eskişehir Masaj Salonu

Eskişehir Masaj Salonu Evli bir hanım bir defa olsun zina meydana getirdiğinda, para alıp almadığına bakılmaksızın damgalanarak sonsuza dek fahişe mertebesine indiriliyordu. O andan itibaren fahişe ehramını giymeye zorlanarak eski sosyal sınıfından biriyle tekrar evlenmesi yasaklanıyordu. Oyuncular ve öteki ayak takımı benzer biçimde -artık onlarla aynı düzeyde olduğundan- söz mevzusu hanım da bundan böyle herkese cinsel hizmet v犀利士
ermeye uygun görüldüğünden fiziksel istismara açık oluyordu. Bu durum, Vistilia gibiler için problem olmayabilirdi bir ihtimal, fakat paralarını yada miraslarını kaybedecek asil Romalı kadınların çoğunluğu için büyük bir sorundu.

Zina yapan kimi kadınların MS 394’e kadar fahişe olarak çalışmaya zorlandığına dair kanıtlar mevcut; bedenini satarak geçimlerini sağlamaya zorlanmamış olsalar bile pratikte fazla seçenekleri yoktu zaten. Ahlaki reformlar her süre kurbanlar yaratırken, halkın gündelik davranışlarını nadiren değiştirir. Augustus Yasaları da yukarıdan dayatılan diğer sex buyrukları benzer biçimde insanoğluın yaptıklarıyla onlardan yapmaları beklenilen şeyler arasındaki farkı ortaya koyuyordu yalnız. Yasalar binlerce zina davasına yol açtı, fakat ne doğum oranını yükseltti ne de üst sınıfların namus duygusunu güçlendirdi.

Eskişehir Masaj Salonu

Eskişehir Masaj Salonu Augustus’un “her türlü ahlaksızlığa” bulaşan kızını ve torununu sürgün etmesi bile uzun soluklu bir emsal oluşturamadı. Hatta Messalina, Caligula, Neron ve diğerlerinin aşırılıkları, Augustus’un yasalarının yürürlüğe girmiş olduğu dönemlerden sonra gerçekleşmişti. Tiberius, Vistilia’yı sürgün etmiş, İsis rahiplerini de çarmıha germişti, ama Capri Adası’nda geçirdiği emeklilik dönemindeki yaşantısı muhtemelen daha pervasızdı. Yüzerken kalçalarını ısırmaları için oğlanlara para vermekle kalmayıp asil hanımları aşağılamayı da tapıncakleştirmişti.

Hatta onun zina taleplerine teslim olmayan bir kadın kendini öldürmüştü. Augustus’tan asırlar sonra Roma’da Hıristiyanlığın benimsenmesiyle birlikte erkekler, cinsel özgürlükleri üzerindeki somut engellemelerı hissetmeye başladılar. Aziz Augustus’un evli hanımlara eşlerinin zina yapmasına izin vermemeleri yönündeki öğüdü, Hıristiyanlık öncesi Roma’da gülünç karşılanırdı. İmparatorluğa Hıristiyanlığı getiren Konstantin’le beraber buna benzer bazı yaklaşımlar karşılık buluyordu artık. İmparator, evli erkeklerin metres edinmelerini ve zina yapmalarını yasaklayarak kuralları sertleştirmeye çalıştı ve kısmen de başarılı oldu. Ertesi yüzyıla gelindiğindeyse, bir kocanın zina yapması karısının onu boşayıp çeyizini geri almasının gerekçesi olabiliyordu.